Kadin ve alevilik Hatice Ildeniz
Tarih: 15 Haziran 2005 Çarşamba
Kadýn ve Alevilik Ýnsan tartýþmadan hiç bir sonuca varamýyor diye düþünüyorum. Hani düþüncelerimin yoðunlaþtýðý, odaklaþtýðý noktaya geliyorum. Her ne kadar gündemde tutmak istemeselde sonuçta gündem gelip beni buluyor ve yine benim önemli bir gündemim haline geliyor. Gündem ne mi? gündem: KADIN Kadýn dediðimde ne uzaða gitmek istiyorum ne de var olan tartýþmalarý sýralamak istiyorum. Kuskusuz her konuda „ Kadýn" bir gündemdir. Dayak, þiddet, cinsellik, güzellik, toplum, savaþ, is, ekonomi, siyaset, kültür, dil, çocuk, bakim, eðitim, sosyal yani sýralamakla bitmez tabi.. bunlarýn hepsi kadýndýr. Onun için hiç sýralamýyor ve kendi dýþýma çýkmýyorum. Deðinmek istediðim konu ise bence yeterince üzerinde durulmamýþ bir konu. Kadýn ve Alevilik. Ben bir türlü Alevilikte kadýna biçilen rolü nede onun görevini anlamamýþ deðilim. Hani anlatýlanlara, yazýlanlara, tartýþýlanlara bakýlýrsa, Alevilikte Kadýn ve erkek eþit haklara sahiptir, hata daha da ileri giderek diðer toplumlara nazaran Alevilerde kadýna daha fazla deðer verilmekte ( mi? acaba?) Kadýn haklarý denildi mi ilk sokaða fýrlayan Alevi kadýnlarý oluyor. Kadýnlara eþiklik denildiði zaman ilk yumruðu havaya kaldýran da Alevi kadýný oluyor. Dayaða ve þiddete hayýr diye haykýrýldýðý zaman yine ilk haykýran Alevi kadýný oluyor. Ýmza kampanyasýna ilk imzayý atan yine Alevi kadýný oluyor. Yani simdi bu „ ilk" ler Alevi kadýnýn köleliðini mi yoksa özgürler de diðerlerini özgürlüðünü istedikleri için mi oluþuyor. Simdi bir Alevi kadýný olarak bir tek türban takmadýðým kaldý. Baþkada hiç bir farkým yok hani Ýslami deðerler çerçevesinde yaþayan bir kadýnda. Gecen günlerde dostlarla sohbet ederken bu yazdýklarým hakkýnda tartýþýyorduk, ancak tartýþma esnasýnda „ türban takarsam bence benim toplum benden memnun olur" demekten de geri kalmadým. Aslýnda Kadýn haklarýný tartýþan bir insan deðilim daha çok pratiðimde yaþar ve savunurum. Bazen telef olmaya aday olur bazen de hem cinslerim gibi kelesi koltuðunda dolaþýrým da… fakat doðruyu bulmak daha önemli bence. Hani yol gösterilirken doðru yolu göstermek ve kaynaðýndan göstermek en iyisidir. Yoksa bulandýrýlmýþ bir kaynaktan alýnarak verilenlerin uygulamasýna bakýldýðýnda yanlýþlýðý tespit etmekte mümkün. Yoksa yanlýþ deðil de doðrusu bu mu? Zararlýda çýksam Alevilik bu ise, ben bu din, yada felsefe, yada artýk ne tabir ediliyorsa „ Alevilik" ben mensup olmak istemiyorum. Hani vicdanýma aðýrlýk koyacak bir olay yaþanmadýðý için vicdanen de rahat olabilirim diye düþünüyorum. Yinede yorum sizin. Yine de kafamdaki soruya cevap bulamadým. Hakikaten Alevilerde kadýnýn yeri neresi. Yada kadýna hangi deðer ve haklar verilmekte, yada hangi haklara sahip? Hani nasýl olsa biz kadýnlar siyaset yapamýyoruz da, kenarýnda hizmetçi oluyoruz ya. Bizde hizmetçi hizmetçiye tartýþalým ama siyaset adamý varsa oda tartýþsýn. Açýkta bir tehdit savurmak gerekir ama, elimizde hangi koz var ki? Vardýr belki?
Hatice Ildeniz
Bu köşe yazısı 471 defa okundu. Toplam 413 kelime
[ Geri Dön: Hatice Ildeniz ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|