TÜRKÝYE'de, üniversitelerde türbana serbestlik getiren Anayasa deðiþikliði, tartýþma yaratmaya devam ediyor. Baþbakan Tayyip Erdoðan ise ilginç açýklamalarýný sürdürüyor. Birgün gazetesinin türban konusunda aydýn, yazar ve politikacýlarla röportajlarýný aktarýyoruz:
TÜRKÝYE'de, üniversitelerde türbana serbestlik getiren Anayasa deðiþikliði, tartýþma yaratmaya devam ediyor. Baþbakan Tayyip Erdoðan ise ilginç açýklamalarýný sürdürüyor. Erdoðan Meclis grubunda yaptýðý konuþmada, türban deðiþikliðine karþý çýkan muhalefet ve medya organlarýný eleþtirmekten geri kalmazken "Biz beyaz çarþaflarla beraber yola çýktýk, bedel ödemeye hazýrýz" diyerek yeni bir tartýþma konusunu da beraberinde getiriyor. Dýþ basýnda da büyük yanký uyandýran türban, farkýnda olmasak da Türkiye'de birçok gerçeðin üzerini örtmeyi de baþarýyor.
Türbana kilitlendiðimiz þu günlerde unutturulan sorunlarý, türban neyi örtüyor diye Alevilere, Ermenilere, Kürtlere, psikologlara ve yazarlara sorduk. Farklý bakýþ açýsýyla sorunlara deðinildi... Ama en çok sözü edilen Ergenekon çetesi oldu. Yoksulluk, Kürt sorunu, Alevilerin sorunu ve Ermeni meselesi türbanýn gölgesinde çözümsüz kalan sorunlar olarak iþaret edildi.
HAZIRLAYAN: GÜLÞEN ÝÞERÝ
HAYKO BAÐDAT Yazar
Bizim yaþadýðýmýz süreci türbanlý kýzlarda görüyorum
BEN üniversite yýllarýmdan bu yana okula baþörtüyle girilmesi gerektiðini destekleyen biriyim. Belki bu gün bir baþka þekilde ele alýnabilirdi. Elbette sadece türban sorunu yok, yaþanýlan pek çok sorun var. Ergenekon ortaya çýktý, Türkiye'de hâlâ derin devletin nasýl çalýþtýðý ortaya çýktý. Mevcut parlamentoda vakýflar yasasý var ve vakýflar yasasýnda gayrimüslimlerin çok maðdur olduðu bir durum var. Her þeyden önemlisi CHP'nin Ayasof-ya'yý elimizden alacaklar dediði bir durumu yaþýyoruz. O kadar karýþýk durumdayýz ki. Türban konusuna geldiðimde de þeklin þemailin gerçek bir çözüm olduðunu düþünmüyorum, ama türban konusunda kendi fikrim olarak tam bir özgürlüðü savunuyorum. Ýnsanlarýn kiþisel tercihleri ya da etnik farklýlýk ve dinsel farklýlýktan dolayý toplumdan muaf tutulduðu, kendi yaþam alanlarýndan ötekileþtirildiði durumu aslýnda çok iyi biliyoruz; her ne kadar farklý olsak da bizim yaþadýðýmýz süreci türbanlý kýzlarýn yaþadýðý süreçte görüyorum ben... Bizlerde kamuda görev alamýyoruz, itfaiyeci bile olamýyoruz, mesela orduda görev alamýyoruz. Emik ve dinsel tercihlerimiz ve doðduðumuz yapý yüzünden ötekileþtiriliyoruz, bunu yaþamýþ bir insanýn kalkýp bir baþka ötekiyi görmemesi çok namuslu olmayacaktýr. Senelerdir Kürtlere bir çok þey yasak edildi þimdi ne durumda bir bakýn. Bu toplum paranoyalarýna raðmen bunu yaþayacak, bu gerçekliði yaþayacak. Bu insanlarýn hakký olduðu için üniversitelere de girecekler, kamu kuruluþlarýnda da yer alacaklar. Belli korkularýmýzý onlarýn hakkýný gasp ederek, onlara belli yasaklar koyarak bertaraf edeceðimizi sanýyorsak yanýlýyoruz. AKP'nin özelinde bakmýyorum meseleye tabii ki. Bugün neden ortaya çýktý diyorsak türban zaten ertelenmiþ bir meseleydi, bu ne zaman gündeme getirilirse getirilsin. Bunlarý söylerken AKP'den çok memnunum anlayýþý çýkmasýn, asla deðil, benim bir sürü sýkýntýlarým var gerek kimliðim dolayýsýyla, gerekse ülkem ve bölgem dolayýsýyla kaygýlar taþýyorum. Ama bu meselede bir hak ihlali olduðu için bu hakkýn teslim edilmesi gerektiðini düþünüyorum. Korkuyoruz, Ýslam idareyi ele geçirecek diye, süreç bunu gerektiriyorsa, alt zemini hazýrlan-mýþsa bu olur, ama sen bir tane kýzý okula sokmayarak bunu durduramazsýn. Mesela bir azýnlýk olarak baktýðýmda AKP'nin demokrasi havariliði yapan kadrolardan oluþtuðu için bunu çözmeye çalýþtýðýný düþünmüyorum. AKP'nin bir proje içinde bir þeyleri hedeflediðini görüyorum. Dinsel, etnik, devletin öteki olarak gördüðü ve yýllardýr yasaklamanýn maðduru olan bir toplumdan geldiðim için hassas bakýyorum meseleye... Ben bu sorunu ortaklaþtýrýyorum ve buradan bakýyorum. Türbanlý bir öðrenci üniversiteye baþörtülü girdiði zaman bir Ermeni bir kamu kuruþunda çalýþýr diye düþünüyorum ve tüm bunlara toplumsal bir sorun olarak bakýyorum.
* * *
TURAN ESER ABFGenel Baþkaný
AKP 301'le yüzleþemiyor
Türban birçok sorunu örtmenin aracý iken, AKP'nin gerçek yüzünü ortaya çýkarma açýsýndan önemli bir rol oynadý...
»Türban neyi örtüyor? AKP'nin politikasýna yönelik Alevilerin bakýþý nedir?
Türban birçok sorunu örtmenin aracý iken, AKP'nin gerçek yüzünü ortaya çýkarma açýsýndan önemli bir rol oynadý. Yani AKP'nin "Takkesi düþtü, keli göründü" Türbana serbestlik tartýþmasýyla baþlayan süreç, AKP'ye rant, cüzdan ve gýrtlak üzerinden baðlý olan liberal kesimi bile sarsmasý açýsýndan önemlidir. Türban aslýnda Türkiye'nin yýllardýr süregelen ve çözüm bekleyen sorunlarýný örtmenin ötesinden, AKP'nin gelenekçi çizgiye sahip, tutucu, baðnaz ve Türkiye'nin deðil, siyasal Ýslamcýlarýn ve ABD'nin partisi olduðunu bir kez daha gösterdi.
AKP, ayný zamanda kendisini besleyen siyasal Ýslamcý damar ve milli görüþ geleneðine ait gömleði çýkarmadýðýný gösterdi. Türban tartýþmasý, AKP'nin sürekli "demokratlýk" ve "özgürlükçülük" kavramlarý üzerine inþa etmeye çalýþtýðý siyasetin, salt ABD merkezli neoliberal politikalara, sermayeye ve yine ABD eksenli ýlýmlý Ýslama mahsus bir hak olduðunu gösterdi. Yani AKP'nin siyaset anlayýþýnda bu ülkenin öte-kileþtirilmiþ insanlarýna ve toplumsal kesimlerine özgürlük ve demokrasi yoktur. Çünkü AKP'nin demokrasi ve özgürlük anlayýþý çoðulcu deðil, çoðunlukçudur. 19. yüzyýlýn ve 1930 Alman faþizm dönemini andýran çoðunluk diktatörlüðünün izindedir. "Ben yüzde 47'yim, istediðimi yaparým" yaklaþýmý ile farklýlýklarý ve çoðulculuðu yok saymaktadýr. 22 Temmuz seçimlerinden sonra yaptýklarý budur. Türban meselesinde "özgürlükçü" davranmasýnýn arkasýnda ideolojik "Türk-Ýslam Sentezi"nin tarihsel ideolojik ittifaký vardýr.
»Aleviler açýsýndan türban hangi gerçekleri ve sorunun üzerinde görünüyor?
AKP bir takým liberal aydýnlarýn ya da AKP'ye cüzdan ve mide baðý olanlarýn "AKP özgürlükçüdür" deðerlendirmesinin aksine, AKP baskýcýdýr. Baskýcý bir sistemi savunur. AKP'nin bu özelliðini, Alevi toplumuna karþý asimilasyoncu, inkarcý ve tekçi yaklaþýmdan biliyoruz. Alevi çocuklarýna ve Alevilere karþý baskýlarýn ve þiddet uygulamalarýnýn, mahalle baskýsýyla buluþarak artmasý en çok bu dönemde olmuþtur. Kamusal alanda siyasal Ýslamcý, Sünni Hanefi eksendeki özgürlük alanlarý AKP döneminde daha yaygýnlaþmýþtýr. Gerek merkezi bütçeden, gerekse yerel bütçelerden Sünnilik doðrultusundaki faaliyetlere, kurumlara ve siyasal Ýslama önemli oranda kaynak aktarýlýyor. Herkes bugün türban tartýþmalarýna kilitlenmiþ, bir þekilde tartýþýrken, AKP hükümetinin ve yerel yönetimlerin Sünni Hanefi anlayýþý doðrultusunda mu-hafazakârlaþma ve dindarlaþtýrma projesi uygulamadan tek bir saniye bile taviz vermiyor. Ekonomi, siyaset, eðitim, saðlýk, kültür, kýsaca tüm hayatýmýzý yeþilleþiyor. AKP hükümeti 301'in ürettiði siyasi cinayetler ve 301 ile yüzleþmekten korkuyor. Kürt sorununu demokratik, siyasi ve hukuksal zeminde çözmek yerine, siyasal Ýslamcý yükseliþin Güneydoðu'da elde edilmesi ile kendi hanesine çözüm arýyor. Türk Ýslam sentezi'nin yanýna Kürt Ýslam Sentezi konmak istenmektedir. AKP hükümeti 6 yýl boyunca, Alevilerin, gayri Müslimlerin ve inanmayanlarýn sorunlarýna ve beklentilerine iliþkin tek bir açýlým sunmamýþtýr. Aleviler ve diðer farklý inanç gruplarýnýn yýllardýr süregelen din, vicdan ve inanç özgürlüðü ihlallerinin ve ayrýmcýlýk uygulamalarýnýn son bulmasý hususlarýndaki talepleri karþýsýndaki, AKP hükümeti kindarca yaklaþmýþtýr. AKP'nin Aleviler karþýsýnda tavrý ve Aleviler-le iliþkin açýklamalarý Alevilerin kanýný dondurmuþtur. Alevilerin, Kürtlerin, kadýnlarýn, gayrimüslimlerin, engellilerin, farklý cinsel yönelimlere sahip kesimlerin bireysel hak ve özgürlük talebine karþý, inkarcý, imhacý, asimilasyoncu ve ayrýmcý politikalarla cevap verdiler. Kendi sorunlarý gibi görmediler. Tek kimlik inþasý üzerinden sorunlarýn çözümünü tasarlýyorlar. Bu ise Türk-Ýslam Sentezi'ne dayalý tekçiliktir. Bunun dýþýnda-kilerine karþý asimilasyoncudurlar.
Türbana serbestlik tartýþmasý, Türkiye'nin iþsizlik, yoksulluk ve diðer toplumsal sorunlarý örtme amacý taþýyor. Samimi olmadýklarýnýn göstergesi olarak "Alevi açýlýmý", "301" ve "Sivil Anayasa" tartýþmalarýndan türban çýkardýlar.
Türban ayný zamanda gelecek bir kuþak yetiþtirme projesidir. Örtmeyi bilen bir kuþak olacaktýr. Edilgen bir toplum. Kadýndan ve kýz çocuklarýndan sorgulayan, yanlýþlýklara ve ayrýmcýlýklara karþý hesap sorma becerisi ve gücü elinden alýnmýþ bir gelecek yaratmak istiyor türban. Türban en çok biat eden topluluðu yaratmanýn aracýdýr. Sonra bu kesimlerin yoksulluk, açlýk, iþsizlik, eþitsizlik, þiddet ve insan haklarý ihlalleri karþýsýnda hak arama bilincinden yoksullaþtýrý-hp, "hak arama mücadelesine" yabancýlaþmasý saðlanacaktýr.
Hepimiz ülkemizde yaþanan insan haklarý ihlallerinden endiþe duyuyoruz. Alevilere ve gayrimüslimlere yönelik ayrýmcýlýk uygulamalarýndan rahatsýz oluyoruz. Kendi inancýmýzýn devlet eliyle asimilasyona tabi tutulmasýndan, zorunlu din derslerinde kimliðimizi egemen inanç içinde eritme çabalarýndan kurtulmak istiyoruz.
Köylerimize zorla cami yapýlmasýndan, okullarda, sokakta, iþyerinde ve siyasette maruz kaldýðý olumsuz durumlardan ve ayrýmcýlýktan býktýk. Sorunun baþörtüsünde deðil, erkek siyasetçilerin kafasýnýn içinde ideolojik örtülerden kaynaklandýðýný biliyoruz. Heybeliada Ruhban Okulu ve azýnlýk vakýflarýnýn gayrimenkul sorunlarý çözülsün, baþörtüsü sorunu çözülsün, Çingenelere yönelik ayrýmcýlýk son bulsun. Kürt sorunu þiddetten arýndýrýlmýþ yöntemlerle ve demokratik ortamda çözülsün. Kadýnlara yönelik baský, þiddet ve ayrýmcýlýk son bulsun istiyoruz. Sünni kardeþlerimiz inançsal alanda yaþadýklarý sorunlar çözülsün ve maðduriyetler giderilsin. Engellilerin, kimsesizlerin, evsizlerin, iþsizlerin, yoksullarýn, göçmenlerin, mültecilerin ve dýþlanmýþlarýn sorunlarýna çözüm bulunsun, sosyal devlet olmanýn gereði yapýlsýn istiyoruz. Farklý cinsel tercihlerinden dolayý eþcinsellere yönelik baský ve dýþlamalar son bulsun istiyoruz. En önemlisi bunlara kalýcý çözüm bulacak demokratikleþmenin önünün açýlmasýný özgürlükçü laiklik uygulamasýnýn ve özgürlük alanlarýnýn geniþletilmesini temenni ediyoruz.
Bu konuda bu ülkenin tüm farklý renkleriyle ortak paydalarýmýz üzerinde kapsamlý ve bütünlüklü bir çözüm paketine ihtiyacýmýz vardýr. Türkiye'de geleceðimizi tayin edecek ortak akýl, ortak paydalar ve ortak çözüm her zaman mümkündür.
* * *
FATMA KURTULAN
DTP Grup Baþkan Vekili
Demokrasiye türban geçirildi
TÜRBAN Türkiye'nin öncelikli sorunu deðil elbette, ama sýkýntýlý olduðu doðru. Geçmiþten bugüne baktýðýnýzda Kürt sorunu diye bir sorun var, bunun acilen çözülmesi ve akan kanýn durdurulmasý gerekiyor. Demokratik açýklar temel problemimizken adeta demokrasiye bir türban geçiriliyor. Dolayýsýyla türban Kürt sorununu örtüyor, Alevilik tartýþýldý sonra unutturuldu ve Ergene-kon çetesi vardý az da olsa umutlandýk ama ömrü kýsa sürdü. Türban bunu da örtbas etti.
Susurluk duruyor, Þemdinli çetesi duruyor, Ergenekon var bu kadar ayyuka çýkmýþ bir mesele varken sorunu türbana indirdik. Hepimiz biliyoruz ki, türban sorunuyla AKP- MHP birleþerek türbaný siyasi ranta dönüþtürdü. Özgürlük adý altýnda yapýlýyor, özgürlük bu þekilde ele alýnamaz, parti olarak din ve vicdan özgürlüðünü savunuyoruz ancak ülkemizin özgürlük sorunu bir türbanla sýnýrlanmayacak kadar ciddi problemlerle dolu. Düþünün ki Kürtlerin ana dili yasakken, Kürtlerin hak ve talepleri ortada duruyorken sadece türbana özgürlüðün getirilmesi doðru bir yaklaþým deðil. Türkiye öncelikli problemlerini masaya yatýracak, bunu ele alacak...
* * *
OÐUZHAN MÜFTÜOÐLU
Yazar Türkiye'nin gerçek sorunlarýný konuþmuyoruz
TÜRBAN her þeyden önce ülkemizin içinde bulunduðu yoksulluðu, açlýðý ve sefaleti gizliyor. Eþitsizliði, haksýzlýklarý, ülkede sürüp giden savaþý ve bu savaþýn acýlarýný gizliyor. Ülkeyi bugüne kadar bu geri kalmýþlýk düzeni içinde býrakanlarýn utanmazlýðýný, ahlaksýzlýðýný, sahtekârlýðýný, gizliyor.
AKP'nin türban konusunu bugün bu þekilde gündeme getirmesinde birkaç tane faktör olduðunu düþünüyorum: Birincisi ABD baþkanýyla gitti anlaþtý. AKP'nin bu konulardaki politikasý ABD'nin ýlýmlý islam projesiyle çakýþýyor. Sanýrým orduyla operasyonlar konusunda bir uzlaþma noktasýnda olmalarý da onlarý bu konuda cesaretlendirdi.
AKP'nin uyguladýðý küresel kapitalizme ek-lenlenme doðrultusunda yürüttüðü her þeyi pi-yasallaþtýrmaya dönük politikalarý aslýnda tabanýndaki yoksul kitlelerin talepleriyle uyuþan politikalar deðil. Türban bunun da üstünü örten bir örtü oluyor.
Ben bu sorunu sol açýsýndan ideolojik mücadele alaný olarak görüyorum. Yasaklarla, ulu-salcý/laikçi kesimin, bugünkü düzen ve rejimi savunmasý temelindeki politikalarla buna karþý mücadele edilmesi mümkün deðil. Eðer bugün laiklik tehlikesiyle düzeni savunmaya kalkarsanýz kitleleri kazanmanýz mümkün olmaz. Ancak devrimci karþý duruþla, daha ileri bir dünya görüþüyle buna karþý mücadele edilebilir.
Neleri konuþmuyoruza gelirsek; Türkiye'nin gerçek sorunlarýný konuþmuyoruz. AKP'nin diðer politikalarý, sosyal güvenlik politikalarý güme gitti. Bugün saðlýk alanýnda güya deðiþiklik yapmýþ gibi oluyor. Tüm saðlýk, eðitim alanlarý özelleþtirmeye doðru gidiyor ve bunlarý konuþmuyoruz. Türbana bürünmüþ olan ideolojik ve dinsel dogmaya sarýlmýþ dünya görüþünü de tartýþmak gerekiyor. Çünkü açýn televizyonlarý bu tür dogmalarýn inceden inceye bütün televizyonlarda ve Anadolu'yu saran bu Ýslamcý yayýn organlarýnda bütün topluma giydirilmeye çalýþýldýðýný görürsünüz. Bu tür dogmalarla uðraþan kafalarýn, bu tür dogmalarla doldurulmuþ toplumun ülkenin gerçek sorunlarýný görmesi mümkün deðil.
AKP'den eþitlikçi ve özgürlükçü bir politika beklemek liberal þaþkýnlýk olur. Bu sorunu çözmek diye de bir dertleri yok. Yani önce haksýzlýða uðrayan türbanlý kýzlarýn hakkýný verecekler, sonra diðer haksýzlýðý uðrayanlara sýra gelecek gibi bir beklenti bence tam bir þaþkýnlýktan baþka bir þey deðil.
Onlarýn derdi sadece üniversitelerde okuma hakký elinden alýnmýþ kýzlarýn okula alýnmasý sorunu deðil ki; ilkokulda, ortaöðrenimde de geçerli. AKP'nin elindeki kamu kuruluþlarýnda, belediyelerde, özel okullarda, öðrenim kurumlarýnda çok açýk görürsünüz. Bu AK' nin, savunduðu dinsel dogmalara dayanan dünya görüþünü bütün topluma yayma çabasýnýn bir parçasý sadece.
* * *
ONUR GÜLBUDAK psikolog
Bu siyasi enerji tartýþýlmalý
POPÜLER siyasetin tartýþýldýðý tüm sahalarda yüksek voltajla cereyan eden bu tartýþma "ben bir öcü gördüm-hayýr asýl öcü sensin" gibi bir karikatürün ötesinde kuþkusuz. Olan bitenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduðu günden bu yana Türk hâkim sýnýflarý arasýnda yaþanagelen, "devlet aygýtýný kendi temsil ettiði klik çýkarlarý doðrultusunda kullanma mücadelesi olduðu önermesini kabul ediyorum. Kabul...
Zaten, sol muhalefet açýsýndan da, türban münakaþasýnýn halk muhalefetine yönelik bir tesettür olduðu ve -deyim yerindeyse- truva atý rolü oynadýðý da sýklýkla ifade ediliyor. Kuþkusuz bunlar önemli þeyler ve konunun esasý. Aslýnda hiçbir ekonomik-siyasi kriz, ideolojik argümanlarýn refakati olmaksýzýn tezahür etmemiþtir. Yani resmi ideoloji, krizini, psiko-politik bir harca bulayýp büyük bir çilingir sofrasýnda toplumun önüne koyar. Bu, resmi bürokrasinin temelinde yatan davranýþ fenomeni. Ve baþýndan beri böyle; bugünün meselesi deðil.
Bu noktada mesele, bireylerin düþünsel dünyalarýnýn psikolojik bir manüplasyonla tahrip edilmesi. Böylece, ortalýðý kasýp kavuran, fakat kati surede krizden uzaklaþan suni bir münakaþa güzergahýnda krizi yönetme meselesi. Bu yüzden, özgürlükleri savunmak adýna "türban özgürlüðü" (!) lehine tutum belirleyerek nihayetinde resmi politik psikolojiye yedeklenen bazý ilerici-demokrat çevreler kadar, kadýnýn Ýslamiyet paradigmasýn-daki konumunu ve kadýnýn özgürlüðünü sorgulama ekseninde tutum belirleyen aydýn-demokrat çevrelerin de bu yeni ideo-psikolo-jik sahne oyununu mobilize ettiklerini düþünüyorum. Bireyler resmi psiko-politik argümanlarý mülk edindiði zaman iþimiz yaþ iþte... Hele de ilerici-aydýn kesimlerin bu orta oyununda ateþli yürütücüler olmasý bir hayli kaygý verici.
Bu dönemin resmi psikopolitiði, dini gericilik ile ilgili olarak tertiplenmiþ görünüyor. Daha doðrusu, dini gericiliðin geniþ kesimler üzerinde etkili kýlýnmasý ihtiyacý üzerine tertiplenmiþ görünüyor. Ýþte bu baðlamda krizin, Kemalizm'in artýk yönetici sýnýflarýn ve emperyal güçlerin dönemsel ihtiyaçlarýný karþýlayamamasý nedeniyle, yerine, uluslar arasý güç merkezleri ile daha uyumlu. Büyük Orta Doðu projesine daha yatkýn, revize edilmiþ bir politik psikoloji mekanizmasý konulmasý ihtiyacýndan ileri geldiðini; bu deðiþim sürecinin ise baþýndan beri devlet aygýtýný elinde tutan iki ana klik arasýnda çatýþmaya neden olduðunu düþünüyorum. Kuþkusuz bu büyük bir kriz ve saðlam bir psiko-politik manüplasyon gerektiriyor. Egemenler açýsýndan toplumun bu deðiþim ile açýða çýkan siyasi enerjiyi tartýþmasý, tüketmesi gerekiyor. Sanýrým bu gürültü patýrtýnýn sebebi bu. Velhasýl, türban metaforu-nun Kemalizmin resterasyonu konusunda psikanalitik bir sembol olduðunu söyleyebiliriz. Tutucu-konservatif kiþilik genel anlamda liberal burjuva toplumunun ürünüdür ve nihayetinde iþi, liberal burjuva toplumun temel niteliklerini saðlamlaþtýrmaktýr. O yüzden bazen alenen ilerici tutum da alabilir. Bazý konularda liberal talepleri geçerli kýlan bir yapýsý vardýr çünkü. Bu anlamda ikili bir yaný vardýr yani. Görece ilerici ve görece gerici. Fakat kriz, korku, güvensizlik yaratan olaylar karþýsýnda bu kiþiðin hýzla geri çekildiði, dogmatik reaksiyonlar sergilediði ve böylece gerici yanýný iþler kýldýðý da bilinir. Böyle zamanlarda muhafazakar kiþilik kendini güvende hissedene kadar geriye çekilir. Bu süreçte tek motivasyonu güvenli bir politik alana ulaþmak olduðundan bunu tesis etmek için açýkçasý göze almayacaðý þey de yoktur. Bu dönemin psikopolitik fenomenleri de militarizm, dogmatizm, güçlü devlet egemenliði, hatta diktatör arayýþý vs. bile olabilir.
AKP maþasýnýn kriz ile baþedememesi halinde, býrakalým özgürlük nosyonuna yöneleceðini, zorba bir nosyonun yürütücüsü olmayacaðýnýn herhangi bir garantisi yoktur.
* * *
SÜLEYMAN ÇELEBÝ DÝSK Genel Baþkaný
Temel hak ve özgürlükleri yok sayýyor
TÜRKÝYE'de iþsizlik, yoksulluk, kayýt dýþý ekonominin yaygýnlaþtýrdýðý iþçi cinayederi var. Bunlarla beraber terör var. Yaþanacak ekonomik krizler var, bu kadar sorunlarýn olduðu bir noktada türbanýn gündeme gelmesi bunlarý örtmek içindir. Eðitim, saðlýk gibi temel sorunlarý yok saymak zaten yanlýþ. Saðlýk alanýnda tahribat var ve gündeme alýnmýyor. Dolayýsýyla türban ileri ki süreçte çatýþmayý ve kutuplaþmayý getirecektir. Türkiye'nin yararýna olmadýðýný hepimiz biliyoruz.
Saydýklarým onlarýn birincil sorunu deðil. Hiçbir zaman gündemlerinde olmayacak. Burada laikliði güvence altýna alacak, baþkasýnýn özgürlüðünü de kýsýtlamayacak düzenlemelere ihtiyaç var. Bunu özgürlük sorunu olarak görüyorlar oysa temel haklar ve özgürlükler önünde zaten engel var. Temel hak ve özgürlükler sorununu gündem dýþý býrakýp türbaný özgürlük çerçevesinde deðerlendirmek doðru deðil.
Birgün